güneş dümdüz
dolunay kararsız
yıldızların kolları kırık
yakamozlar ayyaş
herkese bir haller oldu
sen lacivert elbiseni giyince
bu kentin sütunları pamuk kalpli
menekşeler açar göz yaşlarında
elleri kelepçeli arkasından
kabahati boyundan büyük
suçu kalbine yük
sefil İstanbul
berduş
yaman İstanbul
herkesi yutmakla korkutup
kendine kanan İstanbul
akşamdan kalmasın yine belli
dilin yosmalanmış
çenen düşmüş
kahkahan Ankara'yı baştan çıkarır
keyfin çakıra dönmüş kızılca kıyamet
dedemden mirastı yakana taktığın rozet
ilaç İstanbul
şarap
deva İstanbul
çıngıraklı İstanbul
ne tarih sana küskün
ne tepelerin düzlüklerine
şanını yürüttün
aldırmadan beyliklerine
tarihin kanı gerdanlıktır boynunda
kırmızı İstanbul
mahşer
katil İstanbul
çok can yaktın çok ah aldın
bu yüzdendir iki yakan bir araya gelmez
lakin güzelliğin hafifletici sebep
masum İstanbul
sülün
diyar
can
herkesi yutmakla korkutup
kendi gölgesinden korkan İstanbul
soyun tüm lacivertleri
sana simsiyah dantel elbiseler giydireceğim
kırıtma sakın yürürken
seksen vilayet ayaklanır
seni sevmelerim yasaklanır
yosma İstanbul
zindan
haylaz
dişi İstanbul
devir gülüşünü üstüme
depresyonları azat etsin çöl mavisi saçların
bir küçük İstanbul doğur bana
parmak uçları sana benzesin
gözleri gri
depresyonları azad etsin çöl mavisi saçların
devir gülüşünü üstüme
gülüşün canımı alsın
Nurcan Usta
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
aldığı kadar un
1 su bardağı şeker
Aldığı kadar un.