Sendeki mağlubiyet
aşk'ı tel tel koparıyor yüreğinden...
Aşk
yüreğinden
gözyaşı gibi inmiş
elindeki hüzün dolu papatyaya...
Bir gölge
saman çöplerini titreten bir yılan gibi
gözyaşlarınla kayıyor
elindeki hüzün dolu papatyadan...
Ve papatya falları;
seviyor....sevmiyor...
boşver
sen de biliyorsun....
....papatya falları da yalan! ! !
((bırak artık bunları
sapını da sayma be
seviyor çıksın diye...))
Unutma
kalbin geceyle gelen bir serseride
yüreğin ya çalındı
ya hibe edildi...
Uykularında her kabus
geçmişi anımsatan bir resim
ürkmüşsün
gündüzleri hep uykudasın...
Uykuların,
insanlar uyurken seni ayakta tutan evcil oyuncak
parçalarını topluyorsun
yorgun ve bitkin
dönerken bir kazadan
oysa bilmeliydin
aşk'ın bir enkaz olduğunu
ağaç kabukları beslenirken gözyaşının neminden...
Aşk işte böyle be prenses
her gece bir bekleyiş
ama nafile
çalınmayacak kapın ve telefonun
ve ürpertiler taşımayacak yüreciğin
merdiven ve ayakların birleştiği yerden...
Aşk; yenilgidir...
Aşk; saf yüreğinin susuşudur...
Aşk; acı çocukluğunun acemiliğidir...
Aşk; düş kırıklığının başkentidir...
Aşk; sendeki coşkunun bozgunluğudur...
Aşk; yenilginin umutla sevişmesidir...
Aşk; sabırla hıncın flört etmesidir...
Aşk; delirmenin eşiğidir...
Aşk; senin gözlerinde süt taneleriyken
bir de bakmışsın ki
bademlerin daha olgunlaşmamış halidir...
Aşk; suyla susuzluk arası genze yapışan parazittir...
Aşk; ölümle yaşam arasındaki meridyendir...
ve aşk..ve aşk..ve aşk...
Aşk; çaresizce seyrettiğin tükenişindir, ölümündür...
28.01.2005
İZMİR
(Pasaport)
Veysel Toprak
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
aldığı kadar un
1 su bardağı şeker
Aldığı kadar un.